SİTEMİZ YAPIM AŞAMASINDADIR

  • TARİH: 27.02.2021
Niğde Şivesi

Niğde Şivesi

Niğde Şivesi

Abaru: Hayret telaş ifadesi Hangırdamak: Alay ederek yüksek sesle gülmek
Ağzını Sanırtmak: Boş boş bakınmak Hardalaşmak: Oyun amacıyla güreş tutmak, yıkışmak, şakalaşmak
Arap dudağı: Tandır yanına çıra koymak için yapılan küçük çıkıntı Helki:

 

Kova
Aşşığı kurşunlamak: Turnayı gözünden vurmak: Hereni: Büyük, yayvan kazan
Ayran geven: Mıymıntı Hincik: Şimdi, şu anda
Bahale: Bak hele Hiyeri: Be adam!
Bandıkmak: Çok Sıcaklamak Hoşaf soğutmak: Yarenlik etmek, dostça bir arada olmak.
Baruu: Korku ifade eden bir ünlem Hoşkiş geçmek: Yaranmak için çabalamak, yağ çekmek
Bazar ekmeği: Somun ekmeği Istar: tezgahı Halı
Bıkrık: Belin kalça kemiği tarafı Irasına gelmek: Rastlaşmak
Bişekil: Şekilsiz, çirkin görünme İlaşı: Ayıp bir şey
Bunek: Danayı bağlamaya yarayan ip Kanıyaklı: Kadıncağız, kızcağız (mahsun veya masumluk ifadesi olarak)
Bunelek: Yazın hayvanlara musallat olan bir sinek Galan, taman: Cümlelerin sonuna gelir, nereye koyarsan koy her yere uyar
Caddıra: Başına buyruk inatçı ve kavgacı ( kadın ve kızlar için kullanılır) Kerme:

 

Katmanlaşmış, parçalara bölünmüş hayvan dışkısı
Cavurdamak: Gürültü yapmak Kesirinden gelmek: Sırf inat olsun diye yapılan şey
Celfin: Genç tavuk Keşşik: Ev hanımlarının mevsimlik işlerdeki (ekmek, pekmez vs) imecesi
Cıbra: Üzüm posası Kıranta: Saçları ağarmaya başlamış, oturaklı, iyi giyimli adam
Cımgı: Kıvılcım Kırışmak: Cilve yapmak
Cırnak: Tırnak Köfter: Üzüm suyu ve nişasta ile yapılan yöresel tatlı
Çaşarat: Yosma Köreken: Damat, güvey
Çolpa: Beceriksiz Guşane: Büyük tencere
Dandininde oynatmak: Her istediğini yaptırmak Küncü: Susam
Derdinden tere yatmak: Üzüntüden hasta olmak Maane: Kusur bulmak.
Devramber: Ayçiçeği, günebakan Marzıman: İri yarı adam, adamın dibi
Dıkılmak: İçeriye girmek “çocuklar içeri dıkılın” Mertlemek: Hoplamak, zıplamak
Dırdıbık: Sebepsiz yere kavga çıkarmak Mısmıl: Murdar olmak
Domuşmak: Ayakta durmak, somurtmak, yüzü asık olmak Mısmıl oturmak: Yaramazlık yapmadan oturmak
Dölek durmak: Yaramazlık yapmamak Mızıklanmak: İşi ağırdan alan mızmız
Duşku: Akılsız, düşüncesiz, sersem Mirav: Bahçe sulayan kimse
Efdiği daralmak: İçi sıkılmak Nahal geldin: Ne zaman geldin
Ehnezimiş: Uzun süre kullanmaktan erimiş Neşeel: Nasıl
Enek: Sermaye Nörüün: Hal hatır sorma ünlemi, ne yapıyorsun manasında
Epitmek: Yellenmek Nöörüpbatın: Nasılsın neler yapıyorsun
Eşgane: Kiler Zamanın behrinde: Vakti zamanında, geçmiş zamanda
Fıcıtmak: Fırlatmak “daşı bir fıcıttım kafası yarıldı” Ödü sıtmak: Çok korkmak
Fiskin: Ağaç sürgünü Ötürek: İshal, amel
Fotuk: Yeşil renkli burun akıntısı Papara: Soğanlı, domatesli yemek
Gamga: Kabuk Pelezimek: Heyecanlı bir şekilde koşmak
Gabala: Rastgele, toptan, miktarı belli olmayan Pırasıt: Bağ ve bahçelerde sebze meyve için sınırları belirlenmiş bölümler
Gabış: Hayvan (tüysüz hayvan), kel Peşkir: Havlu
Ganara: Doymayı bilmez adam Pindir: Peynir
Garsamba: Gereksiz nesneler, öteberi Pörüşmek: Solmak
Gıcılamak: Öfkeli ve telaşlı yürümek Pürçüklü: Havuç
Gıyadalı: Azıcık açık, kapı pencere için Samarık; Kandırılmaya elverişli, tembel
Gicişmek: Kaşınmak Saptan gelmiş golük gibi serilmiş: Yorgun düşmek
Gocaoğmak: Peynirli, soğanlı ekmek parçası yemeği Savat: Çene bölgesi
Gopmak: Koşmak Savuşturmak: Uğurlamak
Göde: Şişman Sındı: Makas
Götün götün gitmek: Geriye gitmek, geri geri gitmek Sıracalı: Hastalıklı
Gunnamak: Doğurmak Sızgıt: Kuyruk yağı ile kızartılıp küpe basılan kışlık kuşbaşı et
Günülemek: Kıskanmak Siftinmek: İşi yapmamak için oyalanmamak
Sohranmak: Söylenmek Sinmek: Saklanmak
Soğukkuyu: Lastik ayakkabı Sorutmak: Sessiz keyifsiz bir halde durmak
Soyha: Ölen insandan kalan giysiler Sünepe: Halsiz cılız
Şaplak: Tokat Teleme: Az pişmiş yumurta
Tızıkmak: Hızlı koşmak Uğra: Ekmek açılırken onun yapışmaması sağlayan kepek
Uyku semesi: Uyku mahmurluğu hali, uyku sersemliği Ümüğü ötmek: Yokluktan ve açlıktan perişan olmak
Velesbit: Bisiklet Yanaz: İnatçı
Yanır: Kirli Yekinmek Bütün gücüyle kaldırmaya çalışmak
Yazağır: Yani Zıbarmak: Mecburen uyumak
Zığarmak: Yüksek sesle karşı gelmek Zıymak Ayağı kayıp düşmek, kaymak
Zibil: Çöp (mecazi anlamı gereğinden çok Geberyat: Yatmadan önce yenilen yemek

Alıntıdır

Sosyal Medyada Paylaşın:

BİRDE BUNLARA BAKIN

Düşüncelerinizi bizimle paylaşırmısınız ?